27 Mart 2009 Cuma

Adayların hatırlamadığı konu: Kültür-Sanat

29 Mart seçimleri öncesi Yozgat Belediye Başkanlığı için aday olan siyasetçiler, pek çok konuda seçmenlere vaadlerde bulunurken, “kültür-sanat” alanında nasıl bir politika uygulayacaklarına dair herhangi bir beyanda bulunmadılar.

İleri gazetesinin kültür ve sanata karşı hassasiyetiyle dikkat çeken yazarlarından Siyami Yozgat, “Sanata Dair” başlıklı yazısında, bu eksikliğe dikkat çekerek, şöyle yazdı:

“Seçeceğimiz yeni belediye başkanına düşen görevlerden biri de, şehrimizde sanatsal etkinliklere daha fazla katkıda bulunmak, belediye konservatuvarından sanat atölyelerine, pek çok güzelliği toplumumuza kazandırmaktır.”

Siyazmi Yozgat’a göre, toplumun estetik bakış açısını kaybetmesi, çevremizdeki güzelliğin, inceliğin, aydınlığın kaybolmasına yol açıyor. Bu yüzden de, hayatımız gittikçe daha anlamsız ve zevksiz hâle geliyor.

Estetik kaygılardan uzaklaşmak, toplumu bedii zevkleri körelmiş, gönlü kararmış çürümeye başlamış bir topluma dönüştürüyor. Sanatın getirdiği güzelliklerden her geçen gün biraz daha uzaklaşılması, kültürel değerlerimizi de kaybetmemize sebep oluyor.

Yazısında, kültürel değerlerin kaybedilmesi sonucunda, toplum hayatında ortaya çıkan yozlaşmaya dair örnekler de veren Yozgat, bir belediye başkanının kültür ve sanat alanında da sorumlulukları olduğunu hatırlattı. Yozgat, şu çağrıda bulundu:

“Yerel seçimlerin yapılacağı bu günlerde, sanatı yeniden gündemimize almanın, sanatla yeniden hayatımızı anlamlandırmanın; yavanlaşmanın, sığlaşmanın, kirlenmenin içinde debelendiğimiz bu ortamda sanatla yeniden dirilmenin, dünyaya daha güzel bakmanın tam vaktidir.”

16 Mart 2009 Pazartesi

Başka illerdeki Yozgatlıların
en çoğu Ankara’da, en azı Kilis’te yaşıyor

Yozgat dışında yaşayan Yozgatlıların 284 bin 416’sı Ankara’da, 117 bin 466’sı İstanbul’da yaşıyor. Bunu 50 bin 642 kişiyle Kayseri, 27 bin 587 kişiyle de İzmir takip ediyor.

Yozgatlı olmayıp da Yozgat’ta yaşayanların sayısı ise hiç de az değil: 20 bin 679. İstatistiklere göre, Yozgat’ta en fazla Kırşehirliler, en az da Nevşehirliler yaşıyor.

Valilik, nüfus istatistiklerini açıkladı

Yozgat Valiliği, sivil toplum kuruluşlarından özellikle kültür, yardımlaşma ve dayanışma amacıyla kurulan derneklerin çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla, Yozgat’ın nüfusuna dair istatistik bilgilerini açıkladı.

Yozgatlıların toplam sayısı: 1 milyon 75 bin 637

Türkiye genelinde, Yozgat nüfusuna kayıtlı 1 milyon 75 bin 637 kişi bulunuyor. Bu kişilerden 447 bin 258’i, ilçe, belde ve köyler de dahil olmak üzere Yozgat’ta yaşıyor.

Geriye kalan 628 bin 379 Yozgatlı ise, Ankara’dan Konya’ya kadar pek çok ile yayılmış durumda. Yozgat’ın mevcut nüfusu ise, Yozgatlı olmayıp da Yozgat’ta yaşayanlarla birlikte, 484 bin 161.

Yozgat Valiliği’nin web sitesinde yayınlanan bilgiler, şehir dışında yaşayan Yozgatlıların illere göre dağılımının yanı sıra, başka illerin nüfusuna kayıtlı vatandaşların Yozgat’taki sayısına kadar ilginç veriler sunuyor.

Yozgat Valiliği’nin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine dayanarak yayınladığı rakamlara göre, şehir dışında yaşayan Yozgatlıların en çoğu Ankara’da, en azı ise Konya’da ikamet ediyor.

Yozgat dışında yaşayan Yozgatlıların illere göre dağılımı

Ankara: 284 bin 416,
İstanbul: 117 bin 466,
Kayseri: 50 bin 642,
İzmir: 27 bin 587,
Bursa: 21 bin 524,
Antalya: 16 bin 167,
Kırıkkale: 10 bin 774,
Kocaeli: 8 bin 56,
Kırşehir: 7 bin 437,
Konya: 5 bin 90,
Iğdır: 185
Artvin: 153
Bayburt: 131
Gümüşhane: 120
Kilis: 86

Yozgat’ta en fazla Kırşehirli, en az Hakkârili yaşıyor

Valiliğin verileri, Yozgat’ın, Yozgatlı olmayan çok sayıda vatandaşımıza da ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor. İstatistiklere göre, Yozgat’ta en fazla Kırşehirliler, en az da Hakkârililer yaşıyor. Tokatlı olan Yozgat Valisi Amir Çiçek’in, Yozgat’ta bin 564 hemşehrisi var...

8 bin 938 Kırşehirli
2 bin 775 Kayserili
Bin 917 Çorumlu
Bin 564 Tokatlı
Bin 491 Sivaslı
Bin 454 Ankaralı
Bin 210 Kırıkkaleli
Bin 82 Nevşehirli
Iğdır ve Şırnaklı 54
Batman ve Kocaelili 51
Kırklarelili 33
Tekirdağlı 31
Tuncelili 26
Yalovalı 22
Bilecikli 20
Hakkârili 11

Tabloda bütün iller ayrı ayrı yazılırken, “Iğdır ve Şırnak” ile “Batman ve Kocaeli”nin beraber yazılmasının sebebi anlaşılamadı. Iğdırlı, Şırnaklı, Batmanlı ve Kocaelili vatandaşlarımız da Yozgat’taki hemşehrilerinin sayısını diğer şehirler gibi müstakil olarak görmek istiyorlar.

15 Mart 2009 Pazar

Valilik korosundan sanat,
Belediye korosundan halk müziği konseri

Yozgat Valiliği Türk Sanat Müziği Korosu ile Yozgat Belediyesi Nida Tüfekçi Türk Halk Müziği Korosu, Yozgatlı müzikseverlerin huzuruna çıkmaya hazırlanıyor.

Vali Amir Çiçek, eşi Hülya Çiçek ve Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek, dün tarihî Hayri İnal Konağı’nda konser provaları yapan Türk Sanat Müziği Korosu’nun seslendirdiği eserleri dinlediler.

Vali Çiçek, Yozgat Valiliği Türk Sanat Müziği Korosu, Yozgat Belediyesi Nida Tüfekçi Türk Halk Müziği Korosu, Yozgat Valiliği Çocuk Korosu ve tiyatro alanında yapılan bütün çalışmaları her zaman desteklediğini belirterek, şunları söyledi:

“İlimizde bu tarz etkinliklerin daha fazla çoğalmasının, 2023 Gelişim Vizyonu’nda sanat alanında hedeflediğimiz yere gelinmesi konusunda önemli katkıları olacaktır. Böyle bir koroyu hazırlayıp ilimize kazandıran başta koro Şefi Faruk Şahin olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.”

Belediye Korosu da konsere hazırlanıyor

Kültür Bakanlığı Koro Şefi Adnan Şahin yönetiminde 4 yıldır çalışmalarını sürdüren Yozgat Belediyesi Nida Tüfekçi Türk Halk Müziği Korosu, bu yılın ikinci konserinin hazırlıklarına Belediye Gençlik Merkezi’nde başladı.

Nida Tüfekçi THM Korosu, Yimpaş Kültür Merkezi’nde 20 Mart’ta verilecek konserde başta Yozgat türküleri olmak üzere birçok yöreye ait türküler seslendirecek. Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, konser hakkında şu açıklamada bulundu:

Konser ücretsiz, bütün Yozgatlılar davetli

“Koromuzun bu yılki ikinci konserinin daha geniş katılımlı olacağını düşündüğümüz için Yimpaş Kültür Merkezi Salonu’nda yapmayı uygun gördük. Ücretsiz olan konsere tüm Yozgat halkımız davetlidir. 52 kişiden oluşan koromuz, Nisan ayı içinde Yozgat Polis Meslek Yüksek Okulu ve Akdağmadeni İlçesinde bir konser verecek.”

14 Mart 2009 Cumartesi

Ahmet Sargın’a imzasız şiirle destek

Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı ve İleri gazetesi yazarı Ahmet Sargın, aynı gazetenin yazarı Siyami Yozgat’ın kendisine yönelik eleştirilerine karşılık, kendisine destek vermek için yazılmış bir şiiri, gazetedeki köşesinde yayınladı.

Ahmet Sargın, İleri gazetesindeki köşesinde önce, altında “Ahmet Sargın” imzası bulunan “Yozgat’a sevdalı bir garip ozan” isimli bir şiir yayınladı. Şiirin bir dörtlüğü şu mısralardan oluşuyor:

Göreni sevdirir, tatlı sözleri,
Kıvılcım saçıyor yeşil gözleri,
Herkesi büyüler sıcak yüzleri,
Yozgat'a sevdalı, bir garip ozan.

Ahmet Sargın, kendi kendisini mi methetti?

Ahmet Sargın’a methiyeler dizilen bu dörtlüğün de yer aldığı şiirin altında, “Ahmet Sargın” imzası bulunuyor. İleri gazetesinin web sitesindeki bu durum, “Ahmet Sargın kendi kendini mi methetmiş, yoksa bu şiir kendisine ait değil de, yanlışlıkla mı altına kendi ismi yazılmış?” sorusunun sorulmasına sebep oldu. Yozgat kültür-sanat çevrelerinde, bu hususun açıklığa kavuşturulması bekleniyor.

Şiirle cevap

Ahmet sargın, bu şiirin devamında, kendisine destek vermek için yazılmış olan bir şiiri de yayınladı. Kim tarafından yazıldığı belirtilmeyen “Ahmet Sargın Hocama” başlıklı imzasız şiir, şöyle:

Şiir bir insanın duygu selidir
Yağmuru görmeyen bilemez hocam
Şiir muhabbetin kutlu yoludur
Gönlü dar olanlar gidemez hocam.

Ağzı olan konuşuyor her sözü
Sakın ha bu laflar üzmesin sizi
Şiir bir insanın duygu denizi
Yüzmeyi bilmeyen giremez hocam.

Aldırma bunlara ağrıtma başı
Meyveli ağaca atarlar taşı
Kurunun yanında yakarlar yaşı
Kimisi bunları bilemez hocam.

Bilmek gerek saplar ile samanı
Fütursuzca sözler sıkmasın canı
Biz biliriz gerçek ile yalanı
Kalp gözü kör olan göremez hocam.

Herkes sizler gibi gayretli olsa
Herkes bu davanın ucundan tutsa
Yermek yerine az gayretin katsa
Ortamı böylece geremez hocam.

Yermek gerek edebince olmalı
Söylenilen sözden ibret almalı
Kol kırılsa yen içinde kalmalı
Bazılar bu sırra eremez hocam.

Şiir de çok şair de çok Yozgat'ta
Bunların kıymeti bilinmez hatta
Kalemine gene muhabbet kat ta
Şeytan hiç araya giremez hocam.

Tartışmanın geçmişi

İleri gazetesi yazarı ve Sorgun Temsilcisi Siyami Yozgat, Şehriyar dergisinde yayınlanan bir mülâkatında, “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” deyince, aynı gazetenin “Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı” unvanını da taşıyan yazarı Ahmet Sargın ile aralarında bir şiir polemiği başlamıştı. Siyami Yozgat, sadece “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” iddiasında bulunmakla kalmamış, isim vermeden, Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği’nin Sürmeli Festivali bünyesinde düzenlediği “Şiir Şöleni”ni de eleştirmişti.

Dernek Başkanı Sargın da, Yozgat’ın eleştirilerine kendi sütunundan tepki göstermişti. Tartışmaya dolaylı yollardan başka isimler de katılınca, Siyami Yozgat, “Şiir üzerine tezler-1” ve “Şiir üzerine tezler-2” başlıklı iki yazı daha kaleme alarak, Ahmet Sargın’ın tepkisine sebep olan iddialarını savunmayı sürdürmüştü.

Siyami Yozgat, tartışmaların ardından, “Yozgat’ın romanı” başlıklı bir yazı daha kaleme alarak, iddia ve eleştirilerinin çapını daha da genişetmişti.

9 Mart 2009 Pazartesi

Bu tartışma üniversiteye taşınmalı

İleri gazetesinin iki yazarı Siyami Yozgat ile Ahmet Sargın arasında cereyan eden şiir tartışmasının üniversite ortamına taşınmasının, Yozgat’ın kültür-sanat seviyesinin yükselmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Bu konuya dair bir panelin, Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ya da İl Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenebileceği; panelin organizasyonunun da İleri gazetesi tarafından yapılabileceği belirtiliyor.

Yozgat’ın günlük gazetelerinden İleri’nin iki köşe yazarı arasındaki şiir tartışması, gündemin birinci sırasında yer alan 29 Mart seçimlerinin gölgesinde kalsa da, kültür-sanat çevrelerinin dikkatinden kaçmadı.

“Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt”

İleri gazetesi yazarı ve Sorgun Temsilcisi Siyami Yozgat, Şehriyar dergisinde yayınlanan bir mülâkatında, “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” deyince, aynı gazetenin “Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı” unvanını da taşıyan yazarı Ahmet Sargın ile aralarında bir şiir polemiği başladı. Siyami Yozgat, sadece “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” iddiasında bulunmakla kalmamış, isim vermeden, Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği’nin Sürmeli Festivali bünyesinde düzenlediği “Şiir Şöleni”ni de keskin kelimelerle eleştirmişti.

Dernek Başkanı Sargın, Yozgat’ın eleştirilerine kendi sütunundan tepki gösterdi. Tartışmaya dolaylı yollardan başka isimler de katılınca, Siyami Yozgat, “Şiir üzerine tezler-1” ve “Şiir üzerine tezler-2” başlıklı iki yazı daha kaleme alarak, Ahmet Sargın’ın tepkisine sebep olan iddialarını savunmayı sürdürdü.

Siyami Yozgat, ‘sessiz bir hararetle’ devam eden tartışmaların ardından, “Yozgat’ın romanı” başlıklı bir yazı daha kaleme alarak, iddia ve eleştirilerinin çapını daha da genişetti. Siyami Yozgat, eleştirilerini “yıllardır, Yozgatlı sanat edebiyat erbabının, üniversite hocalarının yapması gerekenleri hatırlatmak, tabiri caizse şiirimizi tartışmaya açmak için” dile getirdiğini belirterek, bu tartışmanın üniversite ortamında ya da bir televizyon programında karşılıklı olarak yapılabileceğini ifade etti. Yozgat, şunları yazdı:

Açık oturuma davet

“Ben, yazdıklarımdan gocunan arkadaşların; ‘Gel kardeşim, ne diyorsun sen? Şiir şöyle şöyle olmalıdır mı diyorsun? Bunu üniversitede, edebiyat fakültesinde tartışalım. Hocalarımız hakem olsun, öğrencilerimiz de katılsın tartışmaya. Herkesin saçı önüne dökülsün’ ya da ‘Yozgat’ın yerel televizyonunda bir tartışma programı düzenleyelim, şiirimizi masaya yatıralım, herkes eteğindeki taşı döksün’ demelerini beklerdim.”

Siyami Yozgat’ın bu satırları, eleştirilerine tepki gösterenleri kamuoyuna açık bir şekilde karşılıklı tartışmaya davet etmek olarak yorumlandı.

İleri gazetesi üniversitede panel düzenlesin

Tartışmayı takib eden kültür sanat çevreleri ise, bu tartışmanın üniversite ortamına taşınmasının, Yozgat’ın kültür, sanat ve edebiyat ortamının gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyor.

Bu konuya dair bir panelin, Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ya da İl Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenebileceği; panelin organizasyonunun da İleri gazetesi tarafından yapılabileceği belirtiliyor.

18 Şubat 2009 Çarşamba

"Yerli Matrix"ten dizi setine

Yozgat'ta 2003 yılında, 20 arkadaşın bir araya gelerek amatör kameralarla çektiği, ''Yerli Matrix'' olarak adlandırılan ''Denenmemiş Proje'' isimli filmde rol alan Fatih Doğmuş, yerli dizilerin aranan ismi oldu.

Yozgat'ta yaşayan Fatih Doğmuş, amatör olarak çektikleri ''Yerli Matrix'' filmi sonrasında, televizyon programlarına davet edildiklerini ve gazetelerde yer aldıklarını söyledi. Tanınmaya başladıktan sonra yerli dizilerden teklifler aldığını belirten Doğmuş, Ekmek Teknesi adlı dizide küçük bir rol alarak, çekim teknikleri konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade etti. Doğmuş, ''Daha sonra 2005 yılında 'Hoş Geldin Hayat' isimli sinema filminde rol aldım. Arka Sokaklar dizisinin 104 ve 105. bölümlerinde 'Maksut' adlı terörist liderini canlandırdım'' dedi.

Yozgat'ta 2006-2007 yıllarında ''İşte Tiyatro'', ''Tiyatro Kare'' ve ''Tiyatro Turca'' isimli tiyatro topluluklarını kurduğunu ifade eden Doğmuş, dizi filmlerden kalan zamanında Yozgat'a gelerek Tiyatro Turca'nın mart ayında sahnelenmeye başlayacak ''Alo Ölümüzü Öldürdük'' isimli polisiye komedi oyunun yönetmenliğini yürüttüğünü kaydetti.

Doğmuş, devam eden bazı dizilerde rol alması için teklifler geldiğini belirterek, ''Tiyatro ve dizi film çalışmalarımın yanı sıra iki ayrı film senaryosu üzerinde çalışıyorum. Amacım, yazdığım senaryoların hayata geçirilmesini sağlayıp, dizi ve sinema filmlerinde rol alarak, sinema yaşamımı sürdürmek'' diye konuştu.

(Kaynak: Sabah Gazetesi)

4 Şubat 2009 Çarşamba

Abbas Sayar’ın vasiyet ettiği şiir

Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan, Yozgatlı şair ve yazar Abbas Sayar’ın okuyucusu Mehmet Gözüyaşlı’ya imzaladığı kitabına kaydettiği ve “Ölümümden sonra oğluma ulaştır” diye vasiyet ettiği şiiri yayınladı.

Niğde’de Uğur Dershanesi’nde Türkçe Edebiyat öğretmenliği yapan Mehmet Gözüyaşlı, Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan’a bir mektup yazarak, Abbas Sayar’ın ölümünden sonra oğluna ulaştırmasını vasiyet ederek, kendisi için imzaladığı kitabına kaydettiği “Çare” isimli kısa şiiri gönderdi. Doğan Hızlan da, “Abbas Sayar’ın bir şiiri” başlıklı yazısında, bu şiiri yayınladı.

Abbas Sayar’ın, “Mehmet Gözüyaşlı’ya mutlu olmak dileğiyle” ifadesiyle imzaladığı kitaba kaydettiği ve “Ölümümden sonra oğluma ulaştır” diye vasiyet ettiği “Çare” isimli şiir, şöyle:

Baktım;
Toprağa düşecek gibi
Değil su;
Tohumu,
Buluta ektim.

Doğan Hızlanın yazısını okumak için tıklayınız.

12 Aralık 2008 Cuma

Yozgat’ın tarihi yeniden yazılmalı

Tarihe isimlerini bir isyanla yazdıran Çapanoğulları’nın torunları, seksen sekiz yıl sonra iade-i itibar istiyor. İsyanın gerçekleştiği döneme özgü şartların göz ardı edilmesine ve resmî tarihte “devlet düşmanı” gibi gösterilmelerine içerleyenler sadece onlar değil. Adı bazı kaynaklarda isyanla anılan Yozgat halkı da, bazı kaynaklarda “Millî Mücadele karşıtı bir şehir” olarak anılmaktan rahatsız.

11 Aralık 2008 Perşembe

Özler Yeraltı Şehri 2009’u bekliyor

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesine bağlı Özler Beldesi’nde geçen Kasım ayında ortaya çıkarılan ve Yozgat’ta şu ana kadar tespit edilenlerin en büyüğü olduğu belirtilen yeraltı şehri, turizme kazandırılmayı bekliyor. Yozgat Müze Müdürlüğü, Yeraltı şehrinin temizlenmesi için 2009 yılı Müze çalışma programı çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan temizlik izni talebinde bulunacak.

Yozgat Müzesi’nden verilen bilgiye göre, Boğazlıyan ilçesine bağlı Özler Beldesi’nde Yozgat’ın şu ana kadar bilinen en büyük yeraltı şehri tespit edildi. Özler Belediye Başkanlığı’nın başvurusu üzerine 14 Kasım 2008 tarihinde belde genelinde inceleme yapan Yozgat Müze Müdürlüğü uzmanları, belde içerisinde farklı noktalardan girişi olan ve yaklaşık 400 metreye 350 metre ebadında, Özler Beldesi’nin doğu yakasını oluşturan mahallelerin altında, birçok oda ve koridorlardan oluşan yer altı şehrini görerek inceleme yaptılar.

Yapılan inceleme sonucunda, yeraltı şehrine girilen ilk odanın sağ tarafındaki yaklaşık 1,5 metre yükseklikte 60 cm genişlikteki koridordan ikinci bir odaya geçiliyor. Bu odanın sağ ve sol tarafından yeni koridorlar açılıyor. Küçük bir geçit şeklinde olan soldaki koridordan ulaşılan tek bir mekân bulunuyor. Sağdaki koridordan birkaç metre ilerlendiğinde ise, sağa ve sola yeni koridorlar açılıyor.

Sağa açılan koridor kapanmış durumda ancak sol tarafa devam edildiğinde uzun bir koridor ve bunun etrafında çeşitli mekânlar, bunlar içerisinde örülmüş duvarlar ve kapı taşları, devam eden uzun kavisli bir koridor yer alıyor.

Koridor ve mekânların çoğunun, bir insanın ayakta rahatça hareket edebileceği şekilde olduğu belirtiliyor. Yapılan incelemelerde koridorda yaklaşık 100 metre kadar ilerlendiği ve daha birçok mekân olduğu kaydediliyor.

Yapılan ilk incelemelere göre tek katlı olduğu tespit edilebilen yer altı şehrinin çok geniş bir alana yayıldığı, Yozgat’ın şu ana kadar tespit edilen en büyük yeraltı şehri olduğu belirtiliyor.

Müze yetkilileri, jeolojik yapısı itibariyle Kapadokya Bölgesi’ndekilere benzer şekilde olan arazide yapılan yeraltı şehrinin, biçim olarak da aynı özelliklere sahip olduğuna işaret ediyorlar. Özler Yeraltı Şehri’nin Yozgat turizmi açısından büyük bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken yetkililer, şu bilgiyi veriyorlar:

“Ancak, şu an itibariyle birçok tünel ve odası kapalı olup, turizme açılabilmesi için, içerisinin temizlenmesi ve ışıklandırılması, gelen ziyaretçiler için zorunlu ihtiyaç mekânlarının yapılması gerekmektedir. Yeraltı şehrinin temizlenmesi için 2009 yılı Müze çalışma programı çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan temizlik izni talebi yapılacaktır.”

15 Kasım 2008 Cumartesi

Yozgat esir kampı, Hollywood filmi oluyor

Birinci Dünya Savaşı'nda Gallerli bir teğmenin Yozgat'taki esir kampından kaçış hikâyesinin anlatıldığı 'The Road to En-dor' adlı roman, sinemaya uyarlanıyor.

Anadolu'da Türklere karşı savaşan Teğmen Elias Henry Jones'un 1920'de kaleme aldığı ve gerçek hikâyelerden yola çıkılarak yazıldığı iddia edilen roman, İngiliz bilimkurgu yazarı Neil Gaiman ile Amerikalı illüzyonist ve komedi ustası Penn Fraser Jillette'i bir araya getirdi.

Filmin yapımcılığını ise Teğmen Jones'un torunu Hillary Bevan Jones üstlenecek. 1917-1918 yıllarında kampta kalan Jones, Türk yetkilileri medyum olduklarına ikna etmeye çalışmış ve İngiltere'ye iade edilmesi için sahte numaralarla çaba göstermişti.

(Kaynak: Zaman Gazetesi)